Caviar House & Prunier Seafood Bar, İstinye Mah. Darüşşafaka Cad. Seba Center No 45 Kat -2 34460 Sarıyer İstanbul
Telefon : +90 212 277 10 04 Email: info@seafood-istanbul.com

Caviar House & Prunier

Tam 140 yıldır, en seçkin ve en özel deniz ürünlerine tutkumuz bulunmakta olup bugün de yaptığımız işe duyduğumuz aşkla, size en iyi ürünleri sunmaya devam ediyoruz. Caviar House & Prunier tam bir lezzet deneyimidir. Çünkü biz, yemeğin sadece tüketim amaçlı değil tadı çıkarılacak bir şey olduğuna inanıyoruz.

En iyi deniz ürünlerini seçmek için, ürünlerin nereden geldiğine dair tüm ayrıntıları bilmekten de öte, tedarikçilerinizle yıllarca beraber çalışmanın getirdiği yakın bir işbirliği kurmanız ve belli bir bilgi birikimine sahip olmanız gerekiyor. Güvene dayalı bu ilişkiler sayesinde, her bir ürünümüzü çıkış noktasına kadar geriye dönük izleyebiliyoruz.

İyi yemek tamamen, yemeğin damağınızda bıraktığı lezzetten doğan his ile ilgilidir ve biz de, en kaliteli ve en lezzetli havyarı ve somon fümeyi üreterek, size bu hissi yaşatmaya kararlıyız. Hayatlarına 3 ayrı şirket olarak başlayan Caviar House & Prunier, ortak bir hedef altında toplanmıştır. Doğru seçimlerle, özel anlarınızı büyüleyici gastronomik serüvenlere dönüştüreceğimizden kuşkunuz olmasın.

Caviar House

Caviar House, 1950 yılında, kaliteli ürün konusunda babadan oğula geçen bir ilginin sonucu olarak George Rebeiz’in aile işletmesi olarak faaliyete başladı. Havyar seçmek bu aileyi birbirine bağlayan bir fırsat oldu ve hatta bu iş onlar için bir işten öte ortak bir tutkuya dönüştü. Seçkin ürün ticaretine başlayan aile, aynı yıl ilk perakende mağazalarını açtı ve havyar konusunda uzmanlaştı.

Rebeiz’in bu tutkusu onu, Hazar denizinin balıkçılık alanlarını keşfetmek üzere eski Sovyetler Birliğine ve İran'a kadar götürdü ve böylece mersin balığı avcılığının geleneksel yöntemlerini ve sırlarını öğrendi.

O tarihten 1970'e kadar, Rebeiz havyar ve benzeri seçkin ürün tedarikçisi olarak uluslararası bir üne kavuştu. Rus ve İran havyarının bir numaralı ithalatçısı olan Rebeiz, müşteri portföyünü havayolları, toptancılar, perakendeciler ve büyük ithalatçıları da kapsayacak şekilde genişletti.

Yıllar içinde markamız, dünyanın dört bir yanındaki perakende mağazalarını da portföyüne aldı ve havyar seçimi bizim için bir sanata dönüştü. Sadece dünyanın en iyi mersin balığı çiftliklerinden tedarik ettiğimiz balık yumurtalarımız, en gelişmiş ve en sürdürülebilir yöntemlerle üretilmektedir. Havyarın yüksek profilini korumaya yardımcı olmak amacıyla, günümüzde de yaygın olarak kullanılan yeni bir sınıflandırma standardı geliştirdik. Ayrıca, mersin balığının korunması ve Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme (CITES) kapsamına dahil edilmesi için çalışmalar yaptık. Amacımız, sayısız çeşidi olan havyarlarımızın tadına bakmanızı sağlayarak, bu tutkumuzu size de aktarmak.

Prunier

Günümüzün lüks lezzetlerini sevenler için, anın büyüsüne kapılmak çok önemli. Keyif, stil, sürdürülebilirlik ve orijinallik ise bu deneyimi yaratmak için olmazsa olmazlar. Havyar, klasik bir gurme lezzetten çok daha fazlası anlamına geliyor. İşte bu nedenle, Prunier olarak, havyar üretiminin her aşamasına katılıyoruz. Genç mersin balıklarının olgunlaşana kadar bakımlarından, son ürünün hazırlanmasına kadar, en yüksek kalitedeki havyarı üretmeye kararlıyız.

1872 yılından bu yana, en iyi deniz ürünlerini bulmak ve hazırlamak için tutku ile çalışıyoruz. Alfred Prunier tarafından ilk olarak Paris'te açılan Prunier restoran kısa süre sonra ülkenin en önde gelen restoranlarından biri haline gelmişti. Prunier'in menüsünü çok beğenen elit kesim ve çok yoğun bir Rus müşteri portföyü için, havyar hep servis edilmeye hazır bekliyordu.

1921'de Prunier, Gironde, Garonne ve Dordogne nehirlerinde yetişen mersin balığı ile ilk Fransız havyarını üretmeye başladı. Bu sayede, Paris'teki Prunier restoranları, sadece 24 saat önce yakalanıp hazırlanan havyarı servis eden tek restoran oldu. Bugün de, Prunier bu geleneğe devam ediyor ve en kaliteli havyarı üretiyor.

Prunier'in geçmişi, tarihi ve heyecanlı anlarla dolu ve bize mükemmel olabilmek için ne gerektiğini gösteriyor. Bir kutu havyar aldığınızda, ihtiyaçlarınızı karşılaması ve size benzersiz bir deneyim yaşatması için elimizden geleni yapmaya kararlıyız.

Balik

Bazılarına şaşırtıcı gelebilir, ancak dünyanın en iyi somon fümesi denize hiç kıyısı olmayan bir ülkeden geliyor. Nasıl mı? Norveç somonunu tütsülemek için kullanılan 100 yıllık gizli bir tarifin kullanıldığı Balik Tütsülüme Çiftliği İsviçre dağlarında bulunuyor. İsviçre'de kapsamlı bir deniz ürünleri kültürü olmayabilir, ancak bizler ince ve üstün bir işçilik ve bilgi birikimine sahibiz. Her bir Balik filetosuna bir İsviçre saatine gösterilen özen gösteriliyor, ürünler en kaliteli materyaller kullanılarak dikkatle üretiliyor ve elde hazırlanıyor. Her ayrıntıda ince işçiliğin izlerini bulmanız mümkün.

Balik’ın ünü ilk açıldığı günden bu yana dalgalar halinde yayıldı, çünkü ilk defa bir balık saklamak için değil, damak tadı için tütsülenmişti. Bu tütsü işlemi için bir araya gelen İsviçre dağlarının saf suyu ve özenle yetiştirilmiş 10 yaşında tomruklar, daha önce hiç denenmemiş bir lezzet ortaya çıkardı. 1978 yılında bu lezzeti tüm dünya ile paylaşmak üzere, Balik Tütsülüme Çiftliği, İsviçre'deki en önemli 5 şefi yeni ürünlerini denemeye davet etti. Şefler için kuşkusuz bu, hem yeni hem de heyecan verici bir deneyimdi.

1984 yılında, Balik yeni bir misyon üstlendi ve ilk füme somon filetolarını yaratmaya karar verdiler. Maharet ve ustalık ile, Fillet Tsar Nikolaj'ı ürettiler. O günden bu yana, bu fileto başkaları tarafından da sayısız defa kopyalandı, ancak tıpkı İsviçre saatlerinde olduğu gibi, bu denemeler taklit olmaktan öteye gidemedi. Balik Somonu tatmak, ince detayları takdir etmek ve sadece en iyiyi kabul etmektir.

Seafood Bar'ın Tarihçesi

Uçak yolculuğu birçok kişi için stresli olabilir, oysa ki böyle olması için bir neden bulunmamaktadır. 1987 yılından bu yana, Caviar House & Prunier’in Seafood Bar'ları dünyanın dört bir yanından gelen yolcuları ağırlarken, uçuş öncesi işlemler arasında rahat bir nefes almayı vaad ediyor.

Seafood Bar fikri, efsanevi müzisyen Count Basie sayesinde ortaya çıktı. Heathrow'un ilk Caviar House mağazasının ilk müşterilerinden biri olan Count Basie bir kutu havyar satın aldı. Kutuyu yanına almak yerine, satıcıdan bir kaşık isteyen müzisyen hemen oracıkta havyarın keyfini çıkarmaya başladı. 1980'lerde havaalanlarında sunulan içler açısı yiyeceklere karşı basit bir başkaldırı olan bu hareket, yeni bir yemek deneyiminin oluşturulmasını sağladı.

Amacımız, sadece iyi yiyecek sunmak değil, aynı zamanda sizin için lüks ve rahatlatıcı bir deneyim sağlamak. Seafood Bar'larımızın birinde oturmak, kendinize vakit ayırmak anlamına geliyor. Özellikle hızlı ve kolay tasarlanan yiyeceklerimiz, 3-5 dakika gibi kısa bir sürede önünüze geliyor, ancak kaliteden asla ödün vermiyoruz. Kullandığımız her bir malzemenin kaynağını biliyor ve menümüze sadece denizin sunduğu en iyi ürünleri dahil ediyoruz.

Kısacası, eğer uçuşunuzdan önce kendinize ayıracak kısa bir zamanınız varsa, en yakın Seafood Bar'a kaçın ve lezzeti deneyimleyin.

Bizi takip edin Instagram!